info@melihmalkoc.com.tr Appointment Available
/ Ortopedi/ Diz Kireçlenmesinde PRP Tedavisi mi Hyaluronik Asit mi Tercih Edilir?
Ortopedi

Diz Kireçlenmesinde PRP Tedavisi mi Hyaluronik Asit mi Tercih Edilir?

Prof. Dr. Melih Malkoç
•
Paylaş:
Hekimin ayak kemikleri modeli üzerinde açıklama yaptığı muayene
0 News
İçindekiler

Diz kireçlenmesinde PRP tedavisi ile hyaluronik asit arasındaki seçim, hastanın evresine ve beklentisine göre değişir. İkisi de eklem içine uygulanır, ama farklı mekanizmalarla çalışır.

Bu soruyu klinikte yıllardır duyuyorum. 2013 yılında meslektaşlarımla birlikte iki yöntemi doğrudan karşılaştıran bir çalışma yürüttük ve sonuçlarını Acta Chirurgiae Orthopaedicae et Traumatologiae Čechoslovaca dergisinde yayımladık. Bu yazıda hem o çalışmanın ne gösterdiğini hem de pratikte kararı nasıl verdiğimi anlatıyorum.

Öne Çıkanlar

  • PRP hastanın kendi kanından hazırlanır; hyaluronik asit ise hazır bir preparattır.
  • Kendi karşılaştırmalı çalışmamızda diz osteoartritinde PRP enjeksiyonunun hyaluronik asitten daha etkili bulunduğunu bildirdik (Acta Chir Orthop Traumatol Cech, 2013).
  • StatPearls verilerine göre 60 yaş üstü kadınların yaklaşık %13’ünde, erkeklerin %10’unda belirti veren diz kireçlenmesi görülür.
  • Her iki yöntem de erken ve orta evrede anlamlıdır; eklem aralığı kapanmış dizde katkı sınırlı kalır.
  • Hiçbir enjeksiyon kıkırdağı eski hâline döndürmez; hedef ağrıyı yönetmek ve hareketi korumaktır.

Diz Kireçlenmesi Nedir, Neden Ortaya Çıkar?

Diz kireçlenmesi, eklem yüzeylerini kaplayan kıkırdağın zamanla incelmesi ve yer yer kaybolmasıdır. Kıkırdak damarsız bir dokudur; beslenmesini eklem sıvısından yayılım yoluyla sağlar ve kendini onarma kapasitesi sınırlıdır.

Yıpranma ilerledikçe iki kemik yüzey birbirine yaklaşır. Eklem çevresinde kemik çıkıntıları oluşur, eklem sıvısının niteliği bozulur ve iltihabi bir ortam yerleşir.

Süreci hızlandıran etkenler bellidir: yaş, kilo, diz ekseninde eğrilik, geçirilmiş menisküs veya bağ yaralanması, ağır fiziksel iş ve ailesel yatkınlık. Bunların çoğu değiştirilemez ama kilo ve kas gücü değiştirilebilir başlıklardır.

Diz kıkırdağı neden kendini onaramaz?

Diz kıkırdağı vücudun en ilginç dokularından biridir. Kemikten daha kaygan, camdan daha dayanıklı bir yüzey sunar; yürürken üzerine binen yükü dağıtır ve sürtünmeyi neredeyse sıfıra indirir.

Ama bir eksiği var: içinde damar yoktur. Kesilen bir deri kanar ve iyileşir, çünkü kan ona onarım hücrelerini taşır. Kıkırdakta bu yol kapalıdır.

Beslenmesini yalnızca eklem sıvısından, hareket sırasında oluşan basınç değişimleriyle sağlar. Bu yüzden hareketsizlik kıkırdak için de zararlıdır: eklem çalışmazsa besin pompalanmaz.

Onarım hücresi ulaşamadığı için hasar biriktikçe birikir. Rejeneratif yöntemlerin çıkış noktası tam olarak buradadır — dokunun kendi başına başlatamadığı yanıtı dışarıdan uyarmak.

Trombositten Zengin Plazma Nasıl Hazırlanır?

Trombositten zengin plazma, hastanın kendi kanından elde edilir. İşlem poliklinik koşullarında tamamlanır.

Önce koldan bir miktar kan alınır. Bu kan santrifüj cihazında döndürülerek katmanlarına ayrılır. Trombositlerin yoğunlaştığı plazma kısmı ayrılır ve steril koşullarda diz eklemine verilir.

Trombositlerin içinde doku onarım süreçlerini uyaran büyüme faktörleri bulunur. Hedef, eklemdeki iltihabi ortamı değiştirmek ve dokunun kendi onarım yanıtını desteklemektir.

Kaynağın hastanın kendisi olması, alerjik yanıt riskini pratikte ortadan kaldırır. Buna karşılık hazırlama yöntemi merkezden merkeze farklılık gösterebilir; bu da sonuçlardaki değişkenliğin bir nedenidir.

Hyaluronik Asit Ne Yapar?

Hyaluronik asit, sağlıklı eklem sıvısında doğal olarak bulunan kayganlaştırıcı bir moleküldür. Eklem yüzeyleri arasındaki sürtünmeyi azaltır ve darbe emme görevine katkı verir.

Kireçlenmiş dizlerde bu maddenin yoğunluğu ve kalitesi düşer. AAOS OrthoInfo kaynaklarında da belirtildiği gibi, uygulamanın mantığı eksik olanı dışarıdan tamamlamaktır.

Etkisi PRP gibi onarım sürecini uyarmaz; daha çok mekanik ve tamponlayıcı bir katkı sağlar. Bu yüzden ikisi birbirinin alternatifi değil, farklı sorunlara verilen farklı yanıtlardır.

Karşılaştırma: Hangi Ölçütte Hangisi Öne Çıkıyor?

Ölçüt PRP Hyaluronik asit
Kaynak Hastanın kendi kanı Hazır preparat
Ana etki Onarım yanıtını uyarma, iltihabı azaltma Kayganlık ve tamponlama
Etki başlangıcı 3-6 hafta 2-4 hafta
En uygun evre Erken ve orta Hafif ve orta
Hazırlık Kan alma ve santrifüj gerekir Hazır enjektör
Tekrar Kür şeklinde, aralıklı Kür şeklinde
Alerji riski Pratikte yok Düşük

Tablodaki süreler ortalamadır. Aynı evredeki iki hastada sonuç farklı çıkabilir; kilo, aktivite düzeyi ve diz ekseni bu farkı yaratan başlıca etkenlerdir.

Kendi Çalışmamız Ne Gösterdi?

2013 yılında yayımladığımız karşılaştırmalı çalışmada, diz osteoartriti olan hastalarda PRP enjeksiyonu ile hyaluronik asit enjeksiyonunu aynı ölçütlerle değerlendirdik. Bulgularımız PRP lehine bir üstünlük gösterdi.

Bu sonucu okurken iki noktayı belirtmek isterim. Birincisi, tek bir çalışmanın bulgusu bir yöntemi mutlak üstün kılmaz; literatürün bütünü içinde değerlendirilir. İkincisi, çalışma seçilmiş bir hasta grubunda yürütüldü — ileri evre dizler bu gruba dahil değildi.

Pratikte bu bulguyu şöyle kullanıyorum: erken ve orta evrede, aktif kalmak isteyen hastalarda PRP’yi öne alıyorum. İleri evrede ya da beklentinin yalnızca kısa süreli rahatlama olduğu durumlarda hyaluronik asit hâlâ makul bir seçenek.

Diz Kireçlenmesinde PRP Tedavisi Kimlere Uygun?

Diz kireçlenmesinde PRP tedavisi her hastaya uygulanmaz. Uygunluk değerlendirmesinde şu başlıklara bakıyorum.

Evre. Eklem aralığı henüz belirgin şekilde kapanmamışsa beklenen fayda daha yüksektir. Kemik kemiğe temas ediyorsa yöntemin katkısı sınırlıdır.

Şişlik durumu. Dizde belirgin sıvı toplanmışsa önce nedeni araştırılır ve gerekirse boşaltılır.

Aktivite düzeyi. Egzersiz programına katılabilecek, hareketli kalmayı hedefleyen hastalarda sonuç daha iyi olur.

Kan değerleri ve ilaçlar. Kan sulandırıcı kullanımı, trombosit sayısında düşüklük veya aktif enfeksiyon varlığı planlamayı değiştirir.

Beklenti. Yöntemin kıkırdağı yeniden yapmayacağı baştan konuşulur. Gerçekçi beklenti, memnuniyetin en belirleyici parçasıdır.

Uygulama Sonrası Süreç

İlk günlerde dizde hafif dolgunluk ve ağrı artışı olabilir. Bu beklenen bir tepkidir ve genellikle birkaç gün içinde geriler.

İlk 48 saatte ağır yüklenmeden kaçınılır, ancak diz hareketsiz bırakılmaz. Uyluk ön kasını çalıştıran basit egzersizlere erken başlanır.

Etkinin yerleşmesi haftalar alır. Üç hafta dolmadan “işe yaramadı” sonucuna varmak erkendir. Değerlendirme genellikle altıncı hafta ve üçüncü ay kontrollerinde yapılır.

Uygulama bölgesinde artan ısı, kızarıklık, yayılan şişlik veya ateş ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden başvurulmalıdır.

Eklem İçi Enjeksiyon Tek Başına Yeter mi?

Eklem içi enjeksiyon, tedavi zincirinin ortasında yer alır. Tek başına uygulandığında etkisi kısa sürer.

Öncesinde kilo, kas gücü ve aktivite düzeni gözden geçirilir. Uyluk ön kasındaki zayıflık giderilmeden yapılan uygulamanın kazancı hızla erir. Diz üzerindeki yükü azaltmadan yalnızca kimyasal bir çözüm aramak, sürdürülebilir bir plan değildir.

Sonrasında ise enjeksiyon bir rahatlama penceresi açar. O pencere egzersiz programıyla değerlendirilmezse, ağrı geri döndüğünde başlangıç noktasına dönülür.

Üç enjeksiyon seçeneğinin ayrıntılı karşılaştırmasını diz içi enjeksiyon çeşitleri yazısında ele aldım. PRP hakkında sık sorulan soruları PRP tedavisi yazımızda, rejeneratif yöntemlerin kapsamını ise rejeneratif tıp sayfamızda bulabilirsiniz.

Evreye Göre Yaklaşım Nasıl Değişir?

Kireçlenme tek bir durum değil, ilerleyen bir süreçtir. Her evrede öne çıkan araç farklıdır.

Erken evre. Eklem aralığı korunmuş, ağrı yalnızca zorlayıcı aktivitelerde çıkıyor. Burada asıl kazanç kilo kontrolü ve kas güçlendirmeden gelir. Rejeneratif yöntemler bu evrede en iyi yanıtı verir.

Orta evre. Eklem aralığında daralma başlamış, merdiven ve çömelme zorlaşmış. Egzersiz programı sürdürülürken enjeksiyon seçenekleri devreye girer. Hastaların çoğu bu evrede uzun yıllar cerrahisiz yönetilebilir.

İleri evre. Eklem aralığı büyük ölçüde kapanmış, gece ağrısı ve yürüme mesafesinde belirgin kısalma var. Enjeksiyonların kazancı burada kısalır; konuşulması gereken başlık protez zamanlamasıdır.

Evre atlamak iki yönde de hata olur. Erken evrede cerrahiyi konuşmak gereksiz, ileri evrede enjeksiyonda ısrar etmek ise hastayı oyalar.

En Az Konuşulan ama En Çok İşe Yarayan: Uyluk Ön Kası

Diz kireçlenmesinde en çok ihmal edilen tedavi, hiçbir malzeme gerektirmeyeni. Uyluk ön kası, dizin doğal amortisörüdür.

Bu kas güçlüyken adım sırasında oluşan darbenin önemli bölümünü emer ve eklem yüzeyine binen yükü azaltır. Zayıfladığında yük doğrudan kıkırdağa geçer.

Ağrı nedeniyle hareketin azalması kası zayıflatır, zayıf kas ağrıyı artırır. Bu döngüyü kırmadan yapılan her girişimin etkisi kısa sürer.

Programın omurgası basittir: dizi zorlamayan izometrik çalışmalar, düz bacak kaldırma, sabit bisiklet ve kademeli yürüyüş. Haftalar içinde ölçülebilir fark verir.

Kilo tarafında da tablo nettir. Yürürken diz üzerine binen yük, vücut ağırlığının birkaç katıdır; bu yüzden birkaç kilo verilmesi bile eklem üzerinde hissedilir bir rahatlama sağlar.

Ne Zaman Enjeksiyon Değil, Başka Yol?

Eklem aralığının tümüyle kapandığı, diz ekseninin belirgin bozulduğu ve gece ağrısının uykuyu böldüğü ileri evrede konuşulması gereken seçenek protez cerrahisidir.

Menisküs yırtığına bağlı mekanik kilitlenme varsa enjeksiyon o kilidi açmaz; öncelik yapısal sorunun değerlendirilmesidir.

Diz içinde tekrarlayan sıvı birikimi varsa sıvının niteliği incelenir. İltihabi bir eklem hastalığı söz konusuysa tedavi bambaşka bir yola girer.

Enjeksiyon Nereye ve Nasıl Yapılır?

Eklem içine yapılan bir uygulamanın işe yaraması için, verilen maddenin gerçekten eklem boşluğuna ulaşması gerekir. Kulağa açık geliyor ama pratikte atlanabilen bir ayrıntıdır.

Diz, yüzeye yakın ve geniş bir eklem olduğu için deneyimli ellerde anatomik işaret noktalarıyla güvenle girilebilir. Şişlik varsa, eklem kapsülü gergin olduğu için giriş daha da kolaylaşır.

Buna karşılık kilolu hastalarda, daha önce ameliyat geçirmiş dizlerde ve eklem boşluğunun daraldığı ileri evrelerde ultrason eşliğinde uygulama tercih edilebilir. Bu, iğnenin doğru boşlukta olduğunu gözle doğrulama imkânı verir.

Sterilite tartışmasızdır. Cilt uygun şekilde hazırlanır, tek kullanımlık malzeme kullanılır ve işlem sonrası bölge kapatılır. Eklem enfeksiyonu seyrek ama ciddi bir komplikasyondur; önlemi baştan alınır.

Sonucu Nasıl Takip Etmeli?

Hastalardan basit bir günlük tutmalarını istiyorum. “İyi geldi mi” sorusunun yanıtı hafıza üzerinden verildiğinde yanıltıcı olabiliyor.

Üç başlık yeterli: gün içinde ağrının en yüksek olduğu an, kesintisiz yürüyebildiğiniz mesafe ve gece ağrı nedeniyle uyanıp uyanmadığınız.

Bu üçü, altıncı hafta kontrolünde elimizde nesnel bir karşılaştırma bırakır. Merdiven çıkarken zorlanma derecesi de eklenebilir.

Beklenti çizgisi şöyledir: ilk üç hafta belirgin değişiklik olmayabilir, dördüncü haftadan itibaren kademeli iyileşme başlar, en yüksek etki genellikle ikinci ve üçüncü ay arasında görülür.

Eğer üçüncü ayda hiçbir başlıkta ilerleme yoksa, yöntemi tekrarlamak yerine planı gözden geçiriyorum. Israr etmek yerine neden sonuç alınamadığını sormak daha verimli oluyor.

Yanıtsızlığın en sık üç sebebi şudur: evrenin beklenenden ileri olması, egzersiz programının uygulanmamış olması ve ağrının aslında eklem içinden değil çevredeki tendon ya da bağ yapılarından geliyor olması. Üçü de muayeneyle ayırt edilebilir.

Sık Sorulan İki Konu: Kök Hücre ve Ozon

Rejeneratif başlığı altında pazarlanan başka uygulamalar da var. İkisi hakkında en çok soru alıyorum.

Kök hücre uygulamaları. Yağ dokusundan veya kemik iliğinden elde edilen hücre konsantreleri diz ekleminde denenmektedir. Literatürdeki sonuçlar umut verici olmakla birlikte, standart bir hazırlama protokolü ve uzun dönem verisi henüz tam oturmamıştır. Hastalara bunu olduğu gibi anlatıyorum: denenen bir yöntem, kanıtlanmış bir rutin değil.

Ozon enjeksiyonu. Eklem içine ozon-oksijen karışımı verilmesi bazı merkezlerde uygulanır. Diz osteoartritindeki yeri PRP ve hyaluronik asit kadar net değildir. Tercihim, kanıt düzeyi daha oturmuş seçeneklerle başlamak yönünde.

Ortak nokta şu: hiçbir enjeksiyon türü, kilo ve kas gücü tarafını boş bırakan bir planı kurtarmaz.

Takviyeler. Glukozamin ve kondroitin hakkında da sık soru geliyor. Bu ürünlerin ağrı üzerindeki etkisi çalışmalarda tutarsız sonuçlar vermiştir. Denemek isteyen hastaya engel olmuyorum, ancak tedavi planının merkezine koymuyorum ve kullandığı diğer ilaçlarla etkileşim açısından değerlendiriyorum.

Bantlama ve dizlik. Kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Sürekli kullanımda kas desteğinin yerini aldığı için zayıflamaya yol açar; ara ara, zorlayıcı aktivitelerde kullanılması daha uygundur.

Uygulama Öncesi Kontrol Listesi

Randevuya gelirken şunları hazırlamanız süreci hızlandırır.

  • Varsa son altı ay içinde çekilmiş ayakta diz grafisi — yatarak çekilen film eklem aralığını olduğundan geniş gösterir
  • Daha önce yapılmış enjeksiyonların tarihi ve türü
  • Kullandığınız ilaçların listesi, özellikle kan sulandırıcılar
  • Varsa güncel kan sayımı
  • Dizi rahatça açabileceğiniz bol bir alt giysi

Şeker hastalığı, romatizmal hastalık veya aktif enfeksiyon varsa bunu baştan belirtmek planlamayı değiştirir.

Uygulama günü için pratik birkaç not daha var. Aç gelmenize gerek yok; aksine kan alınacağı için hafif bir öğün ve yeterli su tüketimi işlemi kolaylaştırır. İşlem sonrası araç kullanmanızda sakınca bulunmaz, ancak o gün uzun yol planlamamak daha rahat olur. Uygulamadan bir gün önce yoğun spor yapmamanız da ilk günlerdeki ağrı yanıtını hafifletir.

Ne Yapmalı?

Diziniz aylardır ağrıyor ve size enjeksiyon önerildiyse, önce hangi yöntemden söz edildiğini sorun. PRP ile hyaluronik asidin endikasyonu farklıdır ve yanlış seçim hem zaman hem beklenti kaybettirir.

Kararı film üzerinden tek başına vermiyorum. Muayene, şikâyetin karakteri, diz ekseni ve günlük hayatı ne kadar kısıtladığı belirleyici oluyor. Uygulama planlanırken egzersiz programı da aynı anda kuruluyor.

Enjeksiyon sonrası ilk haftalarda beklentinizi hafif tutun. Bu yöntemlerin kazancı günlerde değil, haftalarda ölçülür.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı muayene ve görüntüleme sonrasında kişiye özel verilir. Diz kireçlenmeniz ve enjeksiyon seçenekleri için değerlendirme randevusu almak üzere iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Melih Malkoç, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı — diz osteoartritinde PRP ve hyaluronik asit karşılaştırması üzerine hakemli yayını bulunuyor. Bu içerik Prof. Dr. Melih Malkoç, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından incelenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

PRP kıkırdağı yeniden oluşturur mu?

Kaybolmuş kıkırdağı geri getirmez. Beklenen etki, eklem içindeki iltihabi ortamı değiştirerek ağrıyı azaltmak ve mevcut dokunun korunmasına katkı vermektir. Bu ayrım hastayla baştan konuşulur.

PRP uygulaması ne kadar sürer?

Kan alımı, santrifüj ve enjeksiyon dahil işlem genellikle yarım saat civarındadır. Hastanede yatış gerekmez. Aynı gün yürüyerek ayrılırsınız.

İki yöntem birlikte uygulanabilir mi?

Bazı hastalarda ardışık planlanabilir. Aynı seansta birleştirmek rutin bir yaklaşım değildir. Karar, evreye ve önceki uygulamalara verilen yanıta göre verilir.

Uygulama sonrası ağrı artması normal mi?

İlk birkaç gün süren hafif ağrı ve dolgunluk beklenen bir tepkidir. Soğuk uygulama ve aktivite düzenlemesi rahatlatır. Artan ısı, kızarıklık veya ateş eşlik ediyorsa bu beklenen tablo değildir ve başvurulmalıdır.

Kaç ayda bir tekrarlanır?

Kür tamamlandıktan sonra tekrar aralığı hastanın aldığı yanıta göre belirlenir. Bazı hastalarda yılda bir kür yeterli olurken, bazılarında daha seyrek uygulanır. Takvim baştan sabitlenmez.

İleri evre dizde PRP denenir mi?

Eklem aralığı tümüyle kapanmış dizlerde beklenen fayda belirgin şekilde azalır. Bu grupta öncelik protez cerrahisinin zamanlamasını konuşmaktır. Yine de cerrahiye uygun olmayan hastalarda seçenek olarak değerlendirilebilir.

Prof. Dr. Melih Malkoç

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı. Tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, uzmanlık eğitimini İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamladı. 2016'da doçent, 2021'de profesör unvanını aldı; İstanbul Gedik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğretim üyesi. Eklem koruyucu ve ameliyatsız tedaviler, artroskopik cerrahi ile PRP ve eklem içi enjeksiyon uygulamaları üzerine uluslararası hakemli dergilerde yayınları bulunuyor. TOTBİD, AAOS ve TUSYAD üyesi.